Bu Ay Okuduklarım – Ekim 2016

Hazırlayan:    |    Tarih: 02 Kasım 2016    |    Kategori: Kitap    |    Yorum: 0

Bu ay çok güzel kitaplar okudum diyemeyeceğim ama kötü kitaplar okudum da demeyeceğim. Aklımda olan ve merakımı cezbeden kitapları okumuş oldum. Ha bu kitapların bazıları bana zaman kaybı gibi geldi evet bu doğru ama eninde sonunda bu zaman kaybını yaşayacaktım. Çünkü bu kitapları okumak istiyordum. Değerlendirmeyi bizzat yapmalıydım.

Mercier ile Camier – Samuel Beckett
Mercier dedi Camier dedi, Mercier dedi Camier dedi, Mercier dedi Camier dedi, Mercier dedi Camier dedi… Fakat Godot’yu Beklerken’in hatrına bir kez daha okuyacağım bir zaman sonra.

Şiirler – Bütün Fragmanlar – Semonides
Sanıyorum yazıldığı zaman birşeyler ifade ediyordu ya da bana edemedi bilemiyorum.

Atebetü’l-Hakayık – Edib Ahmed Bin Mahmud Yüknekî
Güzel bir öğütler eseri. Her ne kadar dini yönü var gibi görünsede bu şekilde bir ısrar ya da baskı ile değil daha güzel bir dille anlatıyor anlatmak istediğini. Yani eski zamanlarda olduğu gibi daha özgür daha istediği gibi yaşanan bir din görüşüyle. O yüzden beğendim ve okurken rahatsız olmadım. Özellikle mal mülk gereksizliği ile ilgili bölüm ve dilin ne kadar yaralayıcı olduğunu anlattığı bölüm çok güzeldi. Tabi anlayana ve anlatabilene anladığını…

J.R.R. Tolkien’den Hobbit Resimleri – Wayne G. Hammond
Tolkien’in çizimlerini görmek güzeldi. Özellikle kapak tasarımına verdiği önem ve özen gerçekten takdire şayan. Günümüzde yapılan tasarımları görünce Tolkien’in yaptıkları gözümün önüne gelecek artık.

Mezarlarınıza Tüküreceğim – Boris Vian
İthaki’nin hatalarına rağmen okumayı bitirdiğim bir Boris Vian kitabı daha. Az biraz bitsin diye okuduğumu da söylemem gerekiyor. Sanıyorum okuduğum zamanla alakalı bir durum. Tam olarak emin değilim. Bu kitabı ikinci okuyuşum ve ilk okuduğum zamanlarda çok beğenmiştim. O yıllar yirmili yaşların ilk günleriydi. Belki bu yüzdendir bilemiyorum…

Grafik Kanon 1 – Russ Kick
Evet gerçekten güzel bir çalışma ve evet çok büyük emek var ama beklediğim kadarını bulamadım. Belki diğer ciltlerde değişir fikrim. Belki de içine çok alamadı beni bilemiyorum. Böylesi bir eser için sanki biraz daha fazla özen ve dikkat olmalı. Herşeyi koymak ya da her telden olsun demek yerine az ama öz daha mı iyi olurdu acaba? Neyse sanırım erken karar bu benimkisi. Daha ilk cildi bitirdim. Sonra yazdığım yorumu değiştirmek zorunda kalmayayım 🙂

Yüce Sultan – Miguel de Cervantes Saavedra
Farklı bir konu, farklı bir bakış açısıyla sunulmuş. Her ne kadar klasik bir konu gibi gelsede aslında değil dikkat edilirse. En önemli farkı bu kadar büyük bir yazarın gözünden hem Osmanlı hemde İspanya’yı gözlemliyoruz. Tarihin çok büyük bir kısmında yer almış Osmanlı’nın, İspanya ile olan benzerlikleri ve aynı gözle bakmaları bazı olaylara çok güzel anlatılmış. Her ne kadar çok sürükleyici gitmese de güzel bir oyun olmuş.

Değirmen – Sabahattin Ali
Bir çoğunu daha önce okumuş olmama rağmen yine derinden etkiledi. Özellikle son öyküde üzüntü ve nefreti bir arada yaşattı. Okunması, sonrasında tekrar okunması gereken eserlerden.

Zenciler – Jean Genet
Okunması çok zor bir kitaptı. Ayrıntı yayınları bu konuda belki birşeyler yapabilirlerdi. Kitabın okunamaması için ise ya çeviriyi suçlayacağız ya da yazarı. Belki ileride tekrar denerim ama şu an bana zor bir okuma yaşattığından zorlayarak bitirdiğim kitaplar arasında yer alıyor…

Herr Sommer’in Öyküsü – Patrick Süskind
Ufak kasabalarda büyüyen çocukların kendilerinden birşeyler bulacağı bir kitap. Ben okurken çok şey buldum. Sanki ben yaşıyor muşum o anları gibi hayalimde canlandı herşey. Çok güzeldi, tavsiye ederim. Yazımın devamı için tıklayınız.

Karikatürler 1, 2, 3 ve Çizgi Öyküler – Yiğit Özgür
Bir çırpıda biten güldürme makinadı gibi bişey. Birçoğunu internette görmeme rağmen yine güldüm 🙂
İlk kitaptan sonra hız kesmeden diğerine başladım. Yiğit Özgür hem başka bir espri anlayışında bizi yakalıyor hemde başka bir çizim anlayışında. Görevini yani güldürmeyi başarıyor. Tebrikler!

Nasıl Hoşunuza Giderse – William Shakespeare
Çok mutlu çok güzel bir sonla biten ender Shakespeare eserlerinden biri bu kitap. Kimi yerlerinde komik, kimi yerlerinde komedinin içinde trajik, kimi yerlerinde ise bilgi verici bir kitap. Kısacası alınıp okunası tüm Shakespeare eserleri gibi, enfes bir okuma şöleni!

Kaybolan – Hans-Ulrich Treichel
Okuması sıkıcı ve az biraz da bunaltıcı olsa da merak uyandırıyor. Sonunda ne olacak derken kitap zaten bitmiş oluyor. Paragraf, konuşma ve bölümlerin olmayışından ötürü kitabı okumak zorlaşsa da okumaya değer. Savaşı birde Almanların gözünden incelemek çok yararlı olacaktır.

Vatan Kurtaran Şaban – Haldun Taner
Okurken güldüren ender tiyatro kitaplarından biri Vatan Kurtaran Şaban. Güldürüyor ama güldüğümüz şeylerin bazıları hala devam ediyor günümüzde sanat dünyasında. İşte o zaman gülüşlerimiz bir anda çaresiz bir endişeye bırakıyor yerini…

Dumankara: Hayat Bir Yangındı – Levent Cantek
Çok beğendim. Evet direkt söylüyorum bunu çünkü lafı dolaştırmaya gerek yok. Alın okuyun ve okutun. Türkiye’de çizgi roman neden yok demeyin ve destek olun. Kaldı ki sadece destek için değil, çok iyi bir çizgi roman olduğu için alın. Sadece çizgilere takılmadan hikayeleri ve karakterleri de yaşayın. Evet belki sürekli Ankara teması üzerine sıkılabilirsiniz ama emin olun okurken bunu düşünmediğinizde hiç bir sorun olmuyor. Bizler bazen sorun yapmak için uğraşıyoruz. İşte bunu yapmadan, sadece okumak, bize yaşattığı dünyada dolaşmak lazım okurken bir kitabı.
Çizerlerin her birini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Böylesi güzel çalışmaların artmasını canı gönülden istiyorum.

Kumpanya – Sait Faik Abasıyanık
Güzeller güzeli bir Sait Faik eseri Kumpanya. Güzeller güzeli de bir içine edeni var bu kumpanyanın. İsim bulmada iyi ama insanlıkta sınıfta kalanlardan. Belki de toplumun ondan istediğini en iyi şekilde yaptığını düşünüyordur, kimbilir…

Bir Vardı Bir Yoktu – Samad Behrangi
Özellikle ilk masalı çok beğendim. İkinci masalı daha önce okumuştum. Diğer masalları da çok iyi. Çocuklarınız ve kendiniz için çok iyi bir kitap seçimi olacağından kuşkunuz olmasın.

Mutlu Moskova – Andrey Platonov
Bir Can gibi değildi elbet ama okunmaz da değildi. Yazarın tüm kitaplarında farklı bir anlatım biçimi var ya da çeviriler arasında farklılıklar var.

Günlük Ritüeller: Büyük Eserlerin Yaratıcıları Nasıl Çalışır – Mason Currey
Evet değişik ve merak uyandırıcı bir kitap ama bir kaç sorun var. Örneğin, bahsi geçen sanatçıların, yazarların sıralaması çok karışık. Kimin ne olduğu, ne yaptığı belli değil. Hele hele bu isimleri duymamış biri için bu kitap tam bir işkence olabilir. Kategorizasyon şart demiyorum ama bu kadar da karmaşa okumayı zorlaştırmaktan başka bir şey değil.

Dedektif Auguste Dupin Öyküleri – Edgar Allan Poe
Edgar Allan Poe öyküleri, her zamanki gibi yine farklı ve sürükleyici. Anlatacak ne var ki?

Ayçöreği ve Denizyıldızı – Sunay Akın
Sunay Akın ile tanışma kitabım oldu. Çok da iyi oldu. Hangi Sunay Akın kitabı diye düşünürken, önerisi ile durumu netleştiren İş Bankası Kültür Yayınlarının Beşiktaş şubesindeki kıymetli okurdaşımız İbrahim Bey’in faydası ile güzel bir başlangıç yaptım. Darısı diğer eserlerin başına!

Bu Ay Okuduklarım – Ekim 2016

ay-okuduklarim-ekim-2016

Cevap bırakın

Mail adresiniz yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.