Bu Ay Okuduklarım – Şubat 2017

Hazırlayan:    |    Tarih: 04 Mart 2017    |    Kategori: Kitap    |    4 Yorum

Şubat aylarını pek sevmem aslında. Kısa bir ay ve ne zaman başladı ne zaman bitti anlaşılmaz. Bu beni rahatsız eder. Ama bu Şubat güzel bir Şubat oldu. Neden derseniz güzel okumalar yaptım. Bu yıl için kendime koyduğum klasikleri okuma hedefinde büyük bir basamak olan Sefiller’i okudum bu Şubat ayında. İyi ki okumuşum dediğim nadir mükemmellikte bir eserdi.

Sefiller – Victor Hugo
Bu ayın dikkat çekenlerine daha doğrusu benim için iyi ki okumuşum, size de tavsiye ediyorum dediklerime geçiyorum. Öncelikle Sefiller kesinlikle ama kesinlikle okunması gereken mükemmel bir eser. Kısaltılmış versiyonlarını falan boş verin ve sakın bulaşmayın. İş Bankası Kültür Yayınları’nın Volkan Yalçıntoklu çevirisi mükemmel tavsiye ederim. Biraz kalın gibi gelebilir 1760 sayfa fakat inanın su içer gibi okunuyor. Özellikle bazı yerlerinde bir kaç saat içinde 250-300 sayfa arasında okudum ve elimden bırakamadım. O kadar akıcı bir anlatıma sahip. Çevirinin mükemmelliği tartışılmaz. Sefiller hakkında yazdığım yazıyı görmek için lütfen bu linke tıklayınız.

Evlenme – Kumarbazlar – Gogol
Tam bir Gogol tarzı tiyatro! Müfettiş adlı eserini okudunuz mu Gogol’ün? Yanıt eğer evet ise bu kitabı da okuyun. İki farklı oyun var bu kitapta. Evlenme ile ilgili bir enteresan hikâye bir de kumarbazlar ile ilgili bir hikâye. Her ikisi de birbirinden güzel ve eğlenceli. Bir saat bile sürmeden bitirmiş oluyorsunuz çünkü inanın elinizden bırakamıyorsunuz.

Amok Koşucusu – Stefan Zweig
Bir şey yazmaya gerek var mı? Bence yok! Stefan Zweig kitabı ve her zaman ki gibi bir mükemmel öykü. Alınız okuyunuz, okutunuz diyorum ve gidiyorum…

Kral John’un Yaşamı ve Ölümü – William Shakespeare
Shakespeare ile İngiliz tarihine devam ediyoruz. Kraliyetin yaşadığı çalkantılardan bir demet halinde sunulmuş bu oyunda Kral John’un hayatından bir kesiti okumakla kalmıyor, aynı zamanda neler yaşandığına dair genel bir kanıya varabiliyoruz. Shakespeare kitaplarına has üslubu ile sizi çekiyor ve okutuyor. Elbette tavsiye ederim.

Püsküllü Deve – Samed Bahrengi
Normalde her ay en az bir çocuk kitabı okumaya özen gösteriyorum. Fakat bunu bir kaç aydır boşlamışım sanırım. Hemen Samed Bahrengi’nin bir kitabı ile devam edeyim dedim ve bu kitabına başladım. Çok güzel bir masal kitabı daha Samed Bahrengi’den. Güvenle okutabilirsiniz çocuklarınıza ve tabii ki kendinize.

Leonardo’nun Defterleri – Leonardo da Vinci
Büyük üstattan ders alıyormuş gibi okuyacağınız eşsiz bir eser. Baskısından, cildine kadar çok kaliteli ve özenli bir çalışmanın ürünü olan Leonardo’nun Defterleri için Arkadaş Yayınları’na ne kadar teşekkür etsek az. Sanat ile ilgilenen herkesin okuması ve kitaplığında bulundurması gereken eşsiz bir kaynak.

Çizgi romanlara gelince, bu ay en iyi bulduğum çizgi roman Sıradan Zaferler oldu. Karakarga Yayınları mükemmel çizgi romanları bizlerle buluşturmaya devam ediyor. Sonrasında yine Karakarga Yayınlarından Indeh: Apaçi Savaşlarının Hikâyesi çok iyi bir çizgi romandı. Daniel Clowes’un Eightball adlı çizgi romanı da yine Karakarga yayınlarından mükemmel bir çizgi romandı. Zaten diğer eserlerini de çok beğenmiştim Daniel Clowes’un. Karakarga Yayınları reklamı gibi olacak -belki de buraya kadar bile oldu ama yapacak bir şey yok çok iyi gidiyorlar- Karakarga Yayınlarından ne çıksa satın alınmalı diyebilirim. Özellikle alternatif çizgi roman konusunda gözü kapalı alınabilir. Çünkü çok iyi eserleri dilimize kazandırıyorlar ve bunu çok kaliteli bir baskı ve neredeyse sıfır hata ile yapıyorlar.

Diğer çizgi romanlara da değinecek olursam; Deniz Kurdu‘nu bir kez daha, çizgi roman olarak okumak iyi geldi. Fakat çok fazla kesinti vardı ve neden tek bir cilt değildi onu anlayamadım. Torpedo ile tanışmak için herhangi bir beklentim olmadan okudum evet iyi bir çizgi roman fakat bu cilt neden basılmış? Neden devamı yok? Bir seri değil mi? Gibi birçok soruyu beraberinde kafama sokmuş oldum. Batman İlk Yıl diğer okuduğum tüm Batman çizgi romanlarından daha iyi bir Batman çizgi romanı idi. Hatta DC çizgi romanları arasında Watchmen’den sonra bu gelebilir diyebilirim.

Türlerin Kökeni manga denemesi bir okuma deneyimi oldu benim için ve çok beğendim. Anlatım çok iyiydi ve bilgi verici bir anlatıma sahip. Aynı şekilde diğer bir manga olan Yengeç Gemisi‘nde de benzer bir biçimde ilerledim fakat sonu biraz aceleye gelmiş gibi oldu. Ve Öyküler sıfır beklenti ile okuduğum bir çizgi roman oldu. Hemen hemen herkes Güngezini ile kıyaslayarak benzer bir şeyler arayarak okuduğundan beğenmemiş fakat ben bir Güngezgini beklemiyordum o yüzden bir kaç hikâye dışında zevkle okudum ve beğendim. Sanki bir tür hazırlık aşaması gibi olmuş Güngezgininin öncesinde.

Böylece bu ay 2 kitap, 2 tiyatro kitabı, 1 çocuk kitabı, 1 sanat kitabı, 10 çizgi roman okumuş oldum. Bu şekilde çeşitli tarzlar okumayı çok seviyorum. Hem zihnimde her birinin ayrı bir yeri kalıyor hem de ilgi duyduğum tüm alanlarda eşit bir tatmin yaşıyorum. Bu ay bir bilim kurgu kitabı ve bir deneme kitabı okumayı da istemiştim fakat olmadı çünkü oldukça uzun soluklu bir kitap vardı bu ay, Sefiller… Gelecek ay bu şekilde bir okuma yapmayı planlıyorum.

Herkese sevgiler saygılar sunuyor, bol okumalı bir ay diliyorum.

Bu Ay Okuduklarım – Şubat 2017

4 Yorum

  • Serkan Mutlu Akbaş dedi ki:

    Okuduklarımızı izlediklerimizi not almak önemli. Unutmayı önlüyor bi de böyle yazılı olunca daha bi şevke geliyor insan. Yazılarınız için tekrar teşekkürler.
    Almak istediğim bir tavsiye var.
    Metin Bey, e-reader hakkında ne düşünüyorsunuz? Özellikle seyahat sırasında kitaplar ciddi ağırlık yapıyor. Tavsiye edebileceğiniz model var mı?

    • Metin Yılmaz dedi ki:

      Merhaba,

      Evet, dediğiniz gibi okuduktan sonra yazmak hem hatırlamayı sağlıyor hem de daha bir kalıcı oluyor okunanlar. Vakit buldukça yazmaya çalışıyorum ve yazmaya da devam edeceğim.
      E-reader denedim fakat uzun süreli kullanmadım. Bu sebeple doğru bir tavsiye veremeyebilirim. Ama bildiğim ve bir dönem yaptığım araştırmalarıma göre Amazon Kindle oldukça iyi denmekteydi. Bende denedim hiç fena değil. Fakat benim için çok kullanışlı olmadı kitap okuyor gibi değil, teknik bir makaleyi çalışıyormuşum gibi hissettim. Kitap okurken yaşadığım keyifli ve huzurlu deneyimi yaşayamadım. Sonra iPad ile de denedim fakat iPad ile de benzer tatsızlık oldu. O yüzden e-book, e-reader defterini açmamak üzere kapadım. Fakat dediğiniz gibi hem ağırlık bakımından hem kağıt tasarrufu açısından hem de koca bir kütüphaneyi yanınızda taşıma açısından oldukça yararlı. Akıllı telefonlar yerine elektronik okuyucuları görmeyi çok isterdim çevremde 🙂

  • Serkan Mutlu Akbaş dedi ki:

    Teşekkürler. Ben de çok sıcak bakmıyorum e-reader a ama işte seyahatlerde işe yarayabilir. Hem zaten oradan okusam da kitabını alırım mutlaka:)

Cevap bırakın

Mail adresiniz yayınlanmayacak.