Max Richter

Hazırlayan:    |    Tarih: 22 Kasım 2015    |    Kategori: Müzik    |    Yorum: 0

Şimdi sizlerle piyano çalan bir sanatçıyı değil, piyanoyu yaşayan, bu yaşadığını bizlerle de yaşayan, hatta yaşadıklarımız ile eşleyen bu eşleme sonucuna göre bizi istediğimiz yerlere götüren -kimi zaman istemediğimiz- bir sanatçıyı paylaşmak istiyorum. Ne kadar iyi olabilir ki? Bu abartı niye? diye söylenmeden önce açın ve dinlemeye başlayın. Yaptığınız her ne varsa o yaptığınız şeyi bırakın hemen. Eminim Max Richter dinlemekten daha iyi bir şey yapmıyorsunuzdur şu an. Tamam bu çok iddalı oldu kabul.

Max Richter, birkaç ay önce keşfettiğim bir besteci. Yollarda, kitap okurken, toplu ulaşımlarda, arabada hemen hemen her yerde hayranlığımı bir kaç kez kazanan bir sanatçı. 1966 doğumlu, Alman, Edinburgh University ve Royal Academy of Music’te piyano eğitimi almış, hemen hemen tüm avrupayı gezmiş, Piano Circus ile birlikte, Brian Eno, Julia Wolfe, Steve Reich, Philip Glass gibi isimlerle çalışmış, müzik dünyasına güzel albümler kazandırmış bir sanatçı. Zaten sitesinden kendisi ile ilgili daha fazla bilgiye ulaşacaksınız eminim. Ben lafı daha fazla uzatmadan, müziğe geçelim diyorum. Daha kibarcası ya da televizyon dilinde ki hali ile; Bu kadar bilgiden sonra çok değil bir kaç parçasına kulak atalım. Buyrun efendim;

Written On The Sky

On the Nature of Daylight

Iconography

Devamı için google teyzeye Max Richter yazmanız yeterli. Hatta youtube dayıya da yazabilirsiniz. Yok ben yazmak istemiyorum derseniz aşağıdaki linklerden de ulaşabilirsiniz sanatçının parçalarına.

Ayrıntılı bilgi için linkler;
Website
Twitter
YouTube
SoundCloud
Facebook
Last Fm

Burada bir parantez yapmak isterim. Parçalarından bir kaçında bir abla konuşuyor ve arkadan bir daktilo sesi geliyor. The Blue Notebooks adlı albümünde bu parçalardan bir kaç tane var. O parçalar ilk önce güzel geliyor kulağa ama sonradan inanılmaz rahatsız etmeye başlıyor. Hatta playlistenizden o parçaları kaldırıyorsunuz. Çünkü sürekli olarak daktilo sesi beyninize çarpıyor resmen. Rahatsız edici bir hal alıyor. Eminim bunu hesaplamadılar albüme bu efekt ile parçalar koyarlarken.

max-richter

Cevap bırakın

Mail adresiniz yayınlanmayacak.